|
KEDİLERDE
DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI *
BÖLÜM
II: DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI VE İSTENMEYEN DAYRANIŞLAR
Araş
Gör. İbrahim Akyazı
İ.Ü.
Vet. Fak. Fizyoloji Anabilim Dalı
Davranış
bozuklukları bir bireyin davranışlarında görülen populasyonun ortalama
davranışlarından sapmalardır, örnek olarak kedinin insanlara gösterdiği
nedensiz agresyon bir davranış bozukluğudur. İstenmeyen davranışlar ise
pet hayvanları söz konusu olduğunda gerçekte bu hayvanların etogramı açısından
çok normal olup, ancak bakıldıkları çevre açısından sahiplerince
istenmeyen davranışlardır. Örneğin evde mobilyaların tırmalanması
kediler açısından bölge sınırlarını belirleme ya da pençelerin bakımı
amacıyla yapılan çok normal bir davranış olmasına rağmen doğal olarak
sahiplerince istenmeyen bir davranıştır. Burada iki davranış türü de
ayrı ayrı gruplandırılmadan beraberce ele alınacaktır.
1.Agresyon
Türler
arası agresif davranış avlanma sırasında, savunma amacıyla ve rekabet
durumunda, tür içi agresif davranış ise, üstünlük kurma, savunma ve
oyun sırasında görülür.
Kedilerin
insanlara karşı gösterdiği agresyon genellikle oyun agresyonu, ya da yönlendirilmiş
agresyondur.
Genel
olarak uzun tüylü kediler, kısa tüylü olanlardan, erkekler dişilerden, kısırlaşmamış
olanlarsa kısırlaşmış olanlardan daha az agresyon gösterirler.
Normal
şartlarda ev kedileri insanlara karşı agresif değildirler, yabani
kedilerse savunma mesafesi aşıldığında saldırırlar. Ancak ilgi
yetersizliği, kedinin başından geçen traumatik olaylar, uzun süren çatışma
durumları, ya da kötü bir gençlik dönemi evcil kedilerde davranış
bozukluklarına neden olabilir.
Agresyonun
değerlendirilmesinde öncelikle kedinin kime karşı agresif olduğu
belirlenmelidir, buna göre otoagresyon (kedinin kendisine karşı), insanlara
karşı, diğer kedilere karşı ya da diğer türlere karşı agresyon
olmak üzere gruplama yapılabilir.
1.2.Üstünlük
Agresyonu (Dominans Agresyonu)
Agresif
Davranışın bu türü, sosyal yapının (sosyal statü, bölge hakkı, seksüel
davranış) açıklığa kavuşmasına hizmet eder. Hart ve Hart (1991)’a göre
insanlar ve kediler arasında dominans agresyonu sorun oluşturmaz, çünkü
insanlar ve kediler arasında üstünlüğe dayalı bir sosyal ilişki yoktur.
Üstünlük
agresyonu erkek kedi kavgalarında, ya da eve yeni bir kedi alındığı ve
daha önceki kedilerle sosyal ilişkinin açıklığa kavuşması gerektiğinde
görülür.
Bir
evde birden fazla kedi beslendiğinde her zaman üstünlük problemleriyle karşılaşılabilinir;
yemek ya da sevilen bir uyku yerinin paylaşılması için yapılan kavgalar
gibi.
Bir
bölgede agresif davranışlar yoluyla üstünlük kurmaya çalışmak ve bu bölgeyi
savunmak kediler için bir davranış bozukluğu değil, etogram açısından
normal bir davranıştır ve kısırlaştırılmış kedilerde oldukça
belirgindir.
1.3.
Savunma Agresyonu
Savunma
agresyonu üstünlük agresyonunun tersine kedinin aktif olarak agresyonu doğran
objenin üzerine gitmeyip, kendini savunmasıyla karakterizedir. Bir tehdit
durumu söz konusu olduğunda tüm kediler savunma agresyonu gösterebilirler.
Bu
tür agresyon tedirgin edici bir kişi kedinin üzerine gittiğinde, onunla
kontak kurmak istediğinde ve bu durumda kedi kaçamadığı zaman ortaya çıkabilir.
Genel olarak gençliklerinde insanlarla yetersiz kontak kuran kediler ileriki
dönemlerde insanlardan daha çok korkarlar.
1.4.Ağrıya
Bağlı Agresyon
Ağrı
sıklıkla agresif davranışa neden olabilir. Burada organik değişikliklere
bağlı ağrı ile cezalandırmaya bağlı ağrı ayırt edilmelidir. Kediler
köpeklerin aksine insanların üstünlüğünü kabul etmediklerinden, direkt
yöntemler kedileri cezalandırmak için mantıklı değildir, çünkü bunun
sonucunda oluşacak ağrı duyusu kedide sadece agresif davranış için bir
tetikleyici olacaktır.
Bu
bağlamda Brunner (1989)’e göre acıya neden olan durumlar ya da davranışların
hatırlanması da agresyona neden olabilir.
1.5
Avlanma Agresyonu
Avlanma,
kediler insan ya da diğer hayvanları bir av objesi olarak gördüğünde
istenmeyen bir davranış olabilir. Bunlar genelde fazla uyarım almayan ev
kedileridir ve ev halkının bacaklarını ya da ev hayvanlarını av yerine
koyarlar ve yaralayabilirler.
Avlanma
davranışının özel bir şekli, bu davranışla birleşen oyun
agresyonudur. Bu durumda kedinin oyuncul bir amacı olduğu fark edilir ve
davranışları kontrollüdür.
Temel
olarak eğer zayıf avlanma içgüdüsü olan bir kedi isteniyorsa, kötü bir
avcı olarak bilinene bir annenin yavrusu sahiplenilmelidir, eğer avcılık
özellikleri iyi bir kedi isteniyorsa, anne de iyi bir avcı olmalı ve yavru
kedi annesinin yanında uzunca bir süre kalmalıdır .
1.6.Yön
Değiştirmiş Agresyon
Agresif
davranış doğrudan bu davranışı doğuran etkene değil de, bunun yerine
konulan bir objeye (insan ya da eşya) yöneltildiğinde “yön değiştirmiş
agresyon söz konusudur
Bu
durum kedi agresyon yaratan objeye ulaşamadığında (bu obje artık mevcut
değilse ya da kedi için çok tehlikeliyse) söz konusudur. Örnek
olarak kedinin yakınından geçen büyük bir köpek, kedinin camdan bakarak
dışarıda sevmediği türdeşlerini görmesi fakat bunlarla direkt kontak
kuramaması, ya da kavga esnasında ayrılması bu tür agresyona neden
olabilir.
1.7.
Hiperaktiviteye Bağlı Agresyon
Brunner
(1989)’e göre kedilerde gerçek hiperaktivite nadiren görülür ve
genellikle normal bir kedinin normalden aktif olduğu dönemler hiperaktivite
ile karıştırılır. Gerçek bir hiperaktivite şüphesi olduğunda kedinin
sürekli olarak artan ilgi görme güdüsü olup olmadığı araştırılmalıdır.
1.8.İçgüdü
Bozukluğuna Bağlı Agresyon
İçgüdü
bozukluğu çok nadiren agresif davranış nedenidir ve genellikle fırsat
buldukları halde cinsel aktivite göstermeyen kastre edilmemiş kedilerde görülür.
1.9.Yavru
Kedilere Karşı Agresyon
Bu
tür agresyon erkek kedilerden ya da dişi kedilerden olmak üzere
gruplanabilir.
Bir
erkek kedinin yavru kedilere karşı agresyonunun olası bir nedeni, yavruların
babasının başka bir erkek kedi olması olabilir. Yeni bir erkek kedi
yavruların bulunduğu bölgeyi devraldığında yavruları öldürebilir, böylece
dişi kedinin kısa bir süre sonra yeniden kızgınlık göstererek bölgenin
yeni sahibiyle çiftleşmesi sağlanmış olur.
Erkek
kedinin yavrulara agresyonunun diğer bir nedeni seksüel düş kırıklığıdır.
Bu tür agresyon baba kedide ya da başka bir erkek kedide görülebilir ve
anne kedi yavruları emzirirken yalancı bir kızgınlık gösterirse ortaya
çıkabilir. Bu dönemde anne kedi erkek için cinsel açıdan çekicidir ama
çiftleşmeye izin vermez. Erkek kedi bu durumda içgüdüsel olarak yavru
kedilerle çiftleşmeyi deneyebilir ve normal çiftleşme davranışının bir
parçası olarak, dişi kediyi çiftleşme sırasında sabitleme amacıyla
yaptığı gibi yavruları enselerinden ısırdığı sırada kasıtsız
olarak öldürür.
Dişi
kedinin yavruların agresyonunun nedeni annenin organik bir hastalığı
olabilir. Özellikle meme hastalıkları bu açıdan önemlidir, çünkü
yavrular emme esnasında annenin canını yakabilir ve anne bunu engellemek
ister.
Dişi
kedinin yavrularına gösterdiği agresyonun diğer bir nedeni üreme ya da
kalıtımla ilgilidir. Yavruların kazanılmış ya da kalıtsal bir bozukluğu
olduğunda anne bunları öldürür ya da yer. Bu Türün genetik sağlığı
ve popülasyonun devamına yönelik bir önlem reaksiyonudur.
1.10.Nedensiz
görünen Agresyon
Bunun
en önemli kaynağı belirsiz organik bir bozukluktur. Ayrıntılı bir nörolojik
muayene gereklidir. Herhangi bir patolojik bulgu olmaksızın agresyon gösteren
hayvanlar spontan agresif olarak nitelenir. Burada ne oranda merkezi-sinirsel
olaylar etkilidir ya da ne oranda sosyalizasyon fazındaki bozukluklar söz
konusudur tam olarak tespit edilemez.
1.11.
Otoagresyon
Gereksiz
temizlenme, yalanma, tırmalama ya da ısırma ile kendi kendini yaralama
otoagresyon ya da otomotilasyon olarak nitelenir. Vücut temizleme davranışının
bu tür bir hiperfonksiyonu sosyal çatışmalardan kaynaklanan maskelenmiş
bir agresyon olabilir.
2.Boşaltım
Davranışı Bozukluğu (Dışkılama - İdrar Yapma)
Boşaltım
davranışındaki değişikliklerin nedeni olarak birçok organik bozukluk ön
plana çıkmaktadır. Bunlar sıklıkla idrar kesesi ve anal kese yangıları,
yaşlılığa bağlı artroz ve benzeri durumlardır. Hastalığın neden olduğu
ağrı, şartlanmaya bağlı olarak tuvaletin kullanılmasıyla ilişkilendirilir
ve hayvan hastalık sonrası da tuvaleti kullanmayı reddedebilir. Bunun bir işareti
hastalığın yer aldığı sisteme bağlı olarak sadece dışkı ya da
sadece idrarın tuvalet dışına yapılmasıdır.
Sosyal
çevredeki değişiklikler de tuvalet alışkanlığı ile ilgili bozukluklara
yol açabilir. Bu değişiklikler çok çeşitli olabilir. Evdeki yerleşim şeklinin
değişimi bile bazı kedileri huzursuz eder. Diğer nedenler evin yapısındaki
değişiklikler, taşınmalar, ev sakinlerinin ayrılması ya da eve yeni
birilerinin gelmesi olabilir. Kedinin olası reaksiyonları toleranstan korku
reaksiyonları ya da boşaltım davranışı bozukluklarına kadar değişebilir
ve neden-sonuç ilişkisi net olarak tespit edilemeyebilinir. Çevredeki,
sahibi tarafından rahatsızlık olarak algılanmayacak küçük değişimler
bile kedinin davranışları açısından büyük sonuçlar doğurabilir ve
aynı uyarımlara gösterilecek bireysel reaksiyonlar ev kedilerinde çok değişkendir.
Normalde
kediler tuvalet altlığı olarak gevşek ve yumuşak materyalleri tercih
ederler. Gençliğin ilk dönemlerinde toprak, kum, ya da bir banyo halısı
gibi materyallere düşkünlük kazanabilir.
Bazı
kediler altlığa aldırmaksızın sadece belli yer ya da yerlere
tuvaletlerini yaparlar.
Kedinin
tuvaletinin kenarında dengede durması, memnunsuzca eşelenmesi ve tuvaletin
hemen dışına dışkılaması tuvaletinden hoşnut olmadığını ve bu yüzden
kullanmadığını gösterir. Böyle bir durumda kedi tuvaletleri
lokalizasyon, hijyen, altlık ve model açısından kontrol edilmelidir. Ayrıca
tuvaleti kabullenmemenin nedeni yeterli alışkanlığın edinilmemesi
olabilir, çünkü kediler tuvaleti kullanmak için eğitilmelidirler.
Birçok
yazara göre korku, boşaltım davranışı bozukluğu nedenlerinden en sık görülenidir.
3.
İdrarla İz Bırakma
İdrarla
iz (işaret) bırakma her iki cinsiyette de görülebilse de erkeklerdeki oranı
ortalama olarak daha çoktur. Erkek kedide “idrar püskürtme”, kastre ve
dişilerde ise “idrarla işaretlemeden” bahsedilir ve alan belirleme, üstünlük
ve seksüel davranışlarla ilgilidir.
İdrarla
iz bırakma sosyal çevredeki alan mücadelesi, seksüel davranış ve agresif
tartışmalar gibi dış etkenlerle başlatılabilir ya da arttırılabilir.
Eve yeni bir hayvan alındığında evde bulunan kedi bölgesini işaretlemek
isteyebilir. Ayrıca ergenliğe ulaşan erkek kediler de bölgelerini işaretlerler.
Evde bakılan kedilerin kapılar ya da pencereler aracılığıyla diğer
kedilerle kontak kurması da idrarla işaretlemeye neden olabilir.
4.
Tırnaklarla İşaretleme Ve Zarar Verme
Bölgenin
işaretlenmesi için pençelerin kullanılması belirli durumlar ya da belirli
yüzeyler için söz konusudur Bu bir davranış bozukluğu değil, bölgenin
optik ve olfaktorik olarak sınırlanmasına yönelik tamamen normal bir
davranıştır. Çünkü tırmalama ile birlikte pedal bezlerden kokulu bir
salgı bırakılır ve türdeşler bölgenin kime ait olduğundan haberdar
edilir.
İşaretleme
davranışı dışında da kediler eşyalara pençelerini kullanarak, ısırarak,
düşürüp devirerek zarar verebilirler. Zarar verme burada yalnızca bir yan
etkidir (işaretleme, oynama, uyanma jimnastiği, pençelerin bakımı.
5.
Beslenme Davranışı Bozuklukları
5.1.Azalmış
Besin Alımı
Nedenlerinin
başında hastalığa bağlı davranış değişimleri gelir.
Bu
durumda Anoreksi (genel iştahsızlık) ve Aversiyon (belirli bir yiyeceğin
reddedilmesi) ayırt edilmelidir..
Mekan
değişimleri de besin alımını etkiler.
Temizlik
açısından rahatlık amacıyla bazı hayvan sahipleri kedinin beslenme ve
tuvalet gereçlerini yan yana koyarlar ve bu kedinin bölgeye yemeği
reddetmeyle sonuçlanan bir antipati duymasına neden olabilir.
5.2.
Artmış Besin Alımı
Burada
da neden olarak organik değişimler söz konusu olabilir, örneğin tiroid
hipofonksiyonu yağlı besin ihtiyacının artmasına neden olabilir.
Gençlik
döneminde fazla beslenmenin kazanılmış, kronik fazla yeme davranışına
neden olduğu da sıkça görülür.
Ayrıca
rekabet, kısırlaştırma ve çevre ısısında düşme de besin alımında
artışa neden olur.
5.3.
Anormal Yeme Davranışı
Yün
ya da kumaşların yenmesi ya da çiğnenmesi gibi anormal yeme davranışları
özellikle siyam ya da iran kedilerinde görülmekle beraber elde büyütülmüş
tüm kedi ırklarında görülebilir. Neden olarak anneden erken ayrılma ve
ilgi yetersizliği gösterilmiştir. Beslenme hataları da buna neden
olabilir. Aç kalma yün çiğnemeyi arttırır, kuru mama azaltır.
Kedinin
dışkı yemesi, anne kedilerde yuvanın temiz tutulması için yapılabilir
ve normal bir davranıştır, diğer durumlarda beslenme yetersizliği düşünülmelidir.
Anormal
yeme davranışı çerçevesinde tek yönlü beslenmeden de söz edilmelidir.
6.
Seksüel Davranış
Ev
kedisinin normal seksüel davranışı kedi sahibi için en önemli konulardan
biridir.
6.1.Çiftleşme
İsteksizliği
Öncelikle
cinsel organların fizyolojik yapı ve gelişimi ve dişi hayvanlarda seksüel
siklusun durumu değerlendirilmelidir. Kedi kızgınlıkta değil ya da gebe
ise çiftleşme isteksizliği tamamen normaldir..
Dişi
ya da erkek kedi çok az cinsel tecrübeye sahipse ya da hiç sahip değilse
seksüel başarısızlık görülebilir.
Erkek
kedide çiftleşme isteksizliği çok sık çiftleşmeye bağlı libido kaybından
kaynaklanabilir.
Beslenmeye
bağlı olarak libido azalması yetersiz besin, ya da düşük enerjili
beslenmeye bağlı olabilir.
Sıkça
yapılan temel bir hata da erkek kedinin çiftleşme amacıyla dişiye götürülmesidir.
Bu durumda dişi, bölgesini erkeğe karşı savunacak ve çiftleşmeyi kabul
etmeyecektir. Çiftleşme çoğunlukla erkeğin bölgesinde gerçekleşir.
Erkek kediyi çiftleşme öncesi yabancı bir bölgeye götürmekten kaçınmalıdır.
Kedinin
çiftleşeceği partner ya da çevredeki insanlara karşı duyacağı antipati
de çiftleşme isteksizliğine neden olabilir.
Derin
bir sosyal hiyerarşi testislerde inaktivite atrofisine neden olabilir.
Kedinin
türdeşlerinden izole şekilde yetiştirilmesi çiftleşme yeteneğinin
kaybolmasına neden olabilir, bu durumda aynı zamanda türdeşlerle genel bir
iletişim bozukluğu da söz konusudur.
6.2.Kısırlaştırılmış
Kedilerde İstenmeyen Seksüel Davranışlar
Seksüel
davranışlar kısırlaştırılmış kedilerde yıllarca daha devam edebilir.
Bazı durumlarda geç kısırlaştırılmış kedilerde bu kazanılmış bir
davranış biçimi haline gelebilir ve seksüel davranış biçimi bir
dereceye kadar hormonal durumdan bağımsız olabilir.
6.3.Erkek
Kedilerde İstenmeyen Seksüel Davranışlar
Erkek
kedide seksüel eksiklik, mobilya, insan bacakları, yavru kediler, ya da diğer
hayvanlar gibi ikame objelere yöneltilen seksüel davranışlara neden
olabilir.
Erkek
kedilerde davranış bozukluğu olarak seksüel hiperaktivite ve nadiren de
homoseksüalite görülebilir.
6.4.Dişi
Kedilerde İstenmeyen Davranışlar
Dişi
kedi kızgınlık mevsiminde çiftleşmediğinde provoke ovulasyon özelliği
nedeniyle sürekli kızgınlık gösterebilir.
6.5.Maternal
Davranışlar
Maternal
davranışlar alanında da davranış bozukluğu olarak nitelenen davranışlardan
bahsedilebilir. Neden sıklıkla annenin bir hastalığıdır. Örneğin bir
meme yangısı yavruların yeterince emmesini imkansız kılabilir, ya da
annenin yavrulara acıdan dolayı agresyon göstermesine neden olabilir.
Yavrulardan bazıları ya da tümünün hastalığı annenin davranışlarında
değişikliğe neden olabilir; yavruların terk edilmesi ya da kannibalizm
sonucu öldürülmesi olasıdır.
Annenin
yavrularına tutumunda hayvan sahibi de yuva hazırlamak, yiyecek sağlamak ve
benzeri birçok şekilde etkili olur. Yani annenin davranışındaki bir
bozukluk yanlış bakım şartlarından kaynaklanıyor olabilir; örnek olarak
kedinin yavrulaması için yetersiz bir yuva sağlanması annenin bunu kabul
etmemesine neden olabilir ya da annenin doğum sonrası fazlaca rahatsız
edilmesi yavrularını başka bir yere taşımaya çalışmasına neden
olabilir.
Tüm
çevre şartları uygun seçilmiş olmasına, yavrularda ve annede herhangi
bir hastalık belirtisi bulunmamasına rağmen annenin yavrulara yetersiz ilgi
göstermesi içgüdü kaybından olabilir
Bölüm
I: Etogram
*
Bu yazı iki bölüm halinde İVHO Dergisi'nde yayınlanmıştır.
|