ÖZLEM VE ADNAN'IN KEDİSİ TOMBİŞ

 

Neredeyse 4 buçuk yaşında benim kızım... Tombiş'im, meleğim, fabrikam,
tortorum, bin seslim benim, konuşkanım, kronometrem (15 dakikada bir mama
kabının başına gider ve mutlaka bir yudum alır)...

Bakmayın böyle kötü göründüğüne, güzel fotoğrafları da var kızımın, daha da olacak. Hem zaten o da bir dünya güzelidir bütün uzak ve yakın akrabaları gibi. Ama iki ayı
aşkın bir süredir safra kesesindeki taş yetmezmiş gibi bir de sarılıkla
boğuştu. O da yetmedi grip oldu. İki günde bir veteriner gelip serum,
antibiyotik yaptı. 10 gün bir klinikte kaldı. Ağzı kurumasın diye sürdüğüm
birkaç damla suyu dahi kustu sürekli… Ben 3 hafta boyunca ağzına zorla
kaşıkla ciğer suları, sütler besledim. Hiç umudumu kesmedim, kesemedim… Ne
zaman umudumu kaybetsem bir şey yaptı bana. Ya gece yatarken yanıma geldi,
ya bir yudum su içti, ya da severken başını bana usulca mırıldadı. Bağırarak
ağlayasım geldi, ağlayamadım. Duyar da annem bana inanmıyor, onu çok
üzüyorum diye hisseder belki diyerek… Ama benim umutlarımı ve güvenimi boşa
çıkarmadı ve iyileşti. Üzmedi beni… Ağlatmadı. Acıtmadı hiç beni…
Mahkemeye verildik kedi beslediğimiz için, davalara girdik, kocaman bir
hakim karşısında kendimizi savunduğumuz yetmezmiş gibi, kocaman Yargıtay
Hakimlerinin karşısında kendimizi anlatmaya çalıştık… Anlatamadık… Kediler
evde beslenemez dedi Yargıtay son kararda, 2003 yılı haziran ayında… Oysa
apartmanda değil kedi beslediğimizi, kim olduğumuzu dahi bilen yoktu ki…
Bilen yoktu ama camda gören vardı işte… Huzurumuz kalmamıştı… Kendimizi
geçmiştik, dava açıldığında evde 1 olan kedi nüfusu, bittiğinde 3 olmuştu.
Minişlerimize, Tombişimize nasıl kıyıp da sokağa atardık? Evimizden
taşındık…  Sonra böyle bir huzursuzluk yaşamadık. Tombiş bize bir sürü yavru
verdi… Sayısını bilmiyorum ama 20 olmuştur çoktan. O yüzden fabrikam zaten o
benim. O yüzden benim güçlü kızım. Çok kedi geldi geçti evimizden,
hayatımızdan. Daha da geçecek ömrüm olduğu sürece. Ben yine cebimdeki son
parayla onlara yemek alacağım. Yine başlarında bekleyeceğim doğumlarında,
hastalıklarında ya da sadece uyurkenki saflıklarında...

Kedilerin hikayeleri hiç biter mi? Bende de kedi çok. Ama ben güzel şeyler
yazarken bile ağlayarak yazıyorum. Onların güzelliklerine, çaresizliklerine
ağlıyorum. İnsan olmaktan utandığım anlar geliyor bazen, hayvanlara, en çok
da kedilerime sığınıyorum. İnsanlara bile yaşama hakkının olmadığı bir
dünyada bizler gibi insanlar hayvanlara yaşam alanları yaratmaya çalışıyor
işte. İnadına severek, mücadele ederek…

 

Kedi Albümü'ne dön

Kedi Albümü'ne dön