|
ÖZER VE SONAY'IN KEDİLERİ
ŞARAP, ARAP, HARAP,
TEKİR, BEKİR, BIZDIK VE FISTIK
Kedi sevgimiz benim ilk
kedim Şımarık ile başladı. Çok uzun hikaye olduğu için onu
kaybettikten sonrasını, yani Bızdık ile başlayan kısmını
anlatmak istiyorum. İlk pisimizi
kaybettikten
sonra eşim göz yaşlarımın durması için başka bir yavru kedi
almamız gerektiğine beni ikna etti ve sokaktan 4 kız kardeşten
Bızdığı beğenerek ( ki aslında en çirkinleri o idi, fakat
çağırdığımızda sadece Bızdık koşarak kollarımıza geldi) aldık.
Bızdığın kardeşleri annesi ve diğer toplam 17 kedi,
arkadaşlarımız tarafından yaz kış besleniyorlar. Biz evimize bir
kedi almak istedik ve Bızdığı yeni yuvasına getirdik. Hemen
adapte oldu hiç yabancılık çekmedi ve insanlara karşı çok
yakındı halada öyle. Kocaman gözleriyle eşimi kendisine aşık
etti o da eşime aşık oldu onsuz hiçbir şey yapmıyor. En önemli
özelliği et, balık vs kokusu aldı mı evde artık onu susturmanız
imkansız. Yemeğini yiyene kadar resmen kuş gibi vik vik yada cik
cik gibi seslerle konuşmaya başlıyor. Soda kapağı ile oynamaya
bayılıyor. Ve sabahın erken
saatlerinde benim saçlarımı
yakalayıp ısırmaya çalışması yok mu. Bir de yazı makinesi kağıdı
içine çektiğinde kağıdı yakalamaya çalışması, o an öyle ciddi
bir iş yapıyor ki anlatamam. Bızdığımızın beş tane de bahçede
arkadaşı var, çok iyi anlaşıyorlar. Bahçemizdeki beş kardeş iki
aylık iken annesi tarafından terk edildi, biz onları büyüttük.
Önceleri panikledik bu kadar kediye nasıl bakacağız diye fakat
şimdi onları o kadar çok seviyoruz ki birbirimize çok alıştık,
ne biz onlarsız nede onlar bizsiz yapamayız. Şimdi sırayla
onları anlatmak istiyorum.
Beş
kardeş beşinin de karakteri farklı; bir numaralı Şarap hemen
kiloları ve koca
kafasıyla fark
ediliyor ve çok da güzel. Şarabımız erkek, aklı fikri
yemek. Çabucak karnını
doyurur ve oyuna başlar. Canlı herhangi bir böcek kuş vb görse
yakalamaya çalışır, çok şükür henüz kuş yakalayamadı ama
büyüdüklerinde ne olur onu bilemiyorum. Onun
koşuşuna bayılıyoruz
sanki zelzele oluyor o kadar haşmetli görüntüsü var ki. Bir ay
önce akşam hava kararmadan kayboldu her yeri aradık bulamadık.
Sabah dönmüş fakat hırpalanmış, herhalde bir köpek
tarafından. Neyse, bir
hafta öylece oturmuş ve sadece yemek yemiş kardeşleri Tekir ve
Bekir onu yalayarak temizlemişler her gün ( ben
İstanbul’a gitmiştim
sonradan eşimden öğreniyorum hikayeyi.) Şimdi bahçenin dışına
pek çıkmıyor. Ama geri geldiğine çok mutluyuz çok şükür ucuz
atlatmış.
Arap Siyah ve
dişi, çok kibardır diğerlerine kıyasla sakindir ve sabırlıdır. O
da kucağımıza oturmaya ve okşanmaya bayılıyor. Onları severken
kedi olduklarını unutuyoruz sanki bizim bir parçamız gibiler.
Harap
, diğer siyah dişi kedimiz. Harap’ın kafası diğer
Şarap ve Araba
kıyasla daha
küçük. Fakat hepsi de çok güzel. İsmini Harap koyduk çünkü
sabırla kapının önünde oturup aç olsun olmasın beklemekten, bizi
her gördüğünde miyavlamaktan bitap düşüyor. Sanki onu nöbetçi
seçmişler aralarında ötekiler oynuyor koşuyor fakat Harap hep
bizi bekliyor. Bizde her fırsatta onlarla zaman geçiriyoruz.
Bizimle
olmak çok keyif veriyor onlara. Ve son iki haftadır
başka bir kedi daha ailemize katıldı gibi bir şey, aman Allah’ım
Harap bizi ondan kıskanıyor kapıya yaklaştırmıyor. Bizi
gerçekten çok seviyor, tatlı Harabımız.
Gelelim
Tekir’e benim kibar pisim kaybettiğim ilk kedim Şımarığa öyle
çok benziyor ki ama huyları pek benzemiyor. Sabırla yemeğini yer
asla acele etmez ve iyice yemek verileceğinden emin olmadan
yerinden kalkmaz bir de zannediyorum annesini emmeye doyamadığı
için olsa gerek (ki bu işi Harap da arada sırada yapıyor)
kardeşlerinin vücudundan bir tutam tüy alıyor ağzına ve başlıyor
emmeye sanki süt içiyormuş gibi bir de keyifleniyor sormayın,
herhalde en küçükleri o olsa gerek. Bir oyuncu anlatamam. Bekir
ile beraber tırmanmadıkları ağaç kalmadı. Ve umarım başlarına
bir şey gelmez bahçenin dışına çok çıkıyorlar (ilk kedim
Şımarık köpekler tarafından öldürülmüş, kafasını koparmışlar)
korkuyoruz bir şey olacak tatlı pisilerimize. Bu arada artık
büyüdüler ve hepsini kısırlaştırdık. Böylece sorunsuz ve daha
uzun bizimle birlikte yaşayabilirler.
Aman
bir de Bekir'imiz var ki var. Çok yaramaz bir erkek kedi Şarap
ile güreşmeye bayılıyorlar. Sürekli karşımızda ki sitenin
ağaçlarına tırmanıyor. Fakat Bekir kardeşleri arasında en yakını
idi ( şimdi hepsi çok yakın bize ) küçücükken bir tek o bize
yaklaşıyor ve oynuyordu bizimle. ( Şu an dışarı bakıyorum da
Bekir ağacın altında Tekiri temizliyor). Bekir pek insan ayırt
etmez herkesin kucağına atlar ve onu sevmeleri için bütün
sevimliliğini takınır. Hepsinin ismini eşim buldu.
Gelelim yeni
misafirimize; onun ismini ben buldum “Fıstık” . Hikayesini
bilmiyoruz doğal olarak, fakat çok güzel bir kedi oluşu
tırnaklarının hiç törpülenmemiş oluşu vs. bize ev kedisi olduğu
izlenimini veriyor. Ancak bize biraz olsun güvenmesi iki haftayı
buldu, insanlar tarafından incitilmiş olabilir. Fakat çok güzel
bir kedi. Eve gelmek istemiyor bahçede diğerleri ile birlikte
duruyor. Onun da kısa bir süre sonra güvenini kazanıp
rahatlatacağımıza inanıyoruz. Fıstık uzun tüylü ve rengarenk
olanı.
Gelelim sadede; bence
hayvanlar mükemmel yaratıklar onlar sız yaşamak artık bizim için
imkansız. Tatlı güzeller güzeli ilk kedimiz Şımarığa teşekkür
ederiz. Bize kedilerle de çok şeyler paylaşabileceğimizi
öğretti.
Hayvanları incitmeyelim
onları da Allah’ın yarattığını hep hatırlayalım. Soframızdan
artan yemekler bile onların birkaçını doyurmamıza yeter,
özellikle de soğuk kış günlerinde açlık çekmesinler. Eziyet
etmeyelim, dövmeyelim, taş atmayalım, öldürmeyelim. İnanıyorum
ki, eğer hayvanlara iyi davranırsak hayatımızda her şey yoluna
girer ve çok daha mutlu oluruz.

Kedi
Albümü'ne dön
|