MÜGE ÇAKIR'IN KEDİSİ LEE YOO

Kızımız Lee Yoo 27.04.2005 doğumlu. Yaşamımıza dört ay önce katılmadan önce bir süre kedi sahibi olup olamayacağımız konusunda şüpheler taşıyorduk, dört kişilik bir aileyiz, kedileri, köpekleri hepimiz çok sevmemize rağmen bu karar büyük bir adımdı hepimiz için. Sadece heves için alınıp yaşamları karartılan bir sürü hayvanı sokaklarda izlemek hep içimi acıtmıştır... Dolayısı ile hazır olup ancak öyle almalıydık kedimizi. Sonunda bir kedi çiftliğinden seçtik onu, fazla yufka yürekli olduğum için sanırım seçmek bile sanki kedilerin özlük haklarına saygısızlık gibi geldi bana; dolayısı ile seçimi çocuklarıma bırakıp ben kenarda beklemeyi tercih ettim, eninde sonunda ne olursa, nasıl olursa olsun onu sevecektim.

Evimize ilk geldiği akşam, kendini dolap arkalarında, koltuk altlarında gizlemeyi tercih etti. Kendimi kötü hissettiğimi hatırlıyorum. Kardeşlerinden annesinden ilk ayrı gecesinde onu nasıl rahatlatacağımı bilememiştim, sanki bir bebek gibi davranmaya çalışırken arada kendime kızdığımı hatırlıyorum. Sokaklarda kimsesiz bir sürü çocuk dolaşırken bir kediye bunca acımak... Sonraları bu iki duyguyu birbirinden ayırmayı öğretti kızım bana.

Sadece bir kaç gün sonraydı hastalanması, sanırım olduğu parazit iğneleri ve hapları onda ters tepki yapmıştı ve arka ayakları tutmamaya başladı. İşten gelip o halini görünce çırpınışımızı hatırlıyorum, halsiz baygın bakışlarıyla ille de yanında olmamızı istiyordu. Sadece yaşamasını istiyordum, sakat kalsa bile yaşadığımız sürece, onun ayakları elleri olmaya razıydım. Geceleri başında nöbet tuttum, garip bir içgüdüyle geceleri kalkıp üstünü örtüyor, göğsünü izliyor nabzını tutuyordum. Üç uykusuz gecenin ve onu  yaşama döndürmeye kararlı inatçı bir veterinerin yardımı ile sorunlarımızı aştık. Şimdi kesinlikle ailemizin bir bireyi Lee Yoo. Bakımının zorluklarına gelince; çok korktuğumuz tüy dökülmesine garip bir şekilde uyum sağladık. Pisliğine bile... Evet kızımız bir İranlı ve uzun tüylerinle başa çıkamıyor, sanırım biraz da tembel, dolayısı ile poposunu temizlemeye üşeniyor. Ama ne yapalım ikizlerimizi büyütürken de zaten her yer batmıştı, çocuklarım nasıl hiç yük gelmediyse bunca zamandır kedi kızım da yük gelmiyor.

Sabahları hep aynı saatte baş ucuma gelip beni uyandırıyor, onun mırıldamasını duyup, meraklı sürmeli güzel gözlerini görünce sabahım daha bir neşeli geçiyor.

Seneye yavruları olursa iki yavruyu daha ailemize kazandırmayı planlıyorum ve bunca yıldır neden kedi sahibi olmadığımıza şaşıyorum. Eşimin deyimiyle, “Yaşamın anlamının bir kedi olması çok güzel.” O yaşamıma yeni bir anlam kazandırdı.

Kedi Albümü'ne dön

Kedi Albümü'ne dön