PELİN YORULMAZ'IN KEDİSİ FISTIK

Benim oğlumun adi Fıstık. 10 mart 1995 doğumlu. On sekizinci doğum günümde o zaman sevgilim olan şimdi ise eşim olan canim kocam bana hediye etti. Oğlum Ankara kedisi ve maalesef sağır. Bana geldiğinde daha iki buçuk aylıktı. O günü asla unutamam; bir yandan sevinçten deliye dönmüş bir yandan da anneme nasıl kabul ettireceğim diye kara kara düşünürken doğum günümü bile anlayamamıştım. Babamdan yana sorun yoktu zaten o da benim gibi kedi delisiydi :) Oğlum bana geldiğinde çok zayıf ve annesinden erken ayrıldığı için kemikleri pek gelişmemişti. Veterinerimizin verdiği bebek ilaçlarıyla gerçek bir bebek gibi büyüttüm ben onu. Eşim mısır çarşısından almıştı oğlumu. Oradakiler hayvan tüccarı olduklarından oğlumu çok erken annesinden ayırmışlar, yeterli süt içmediği için de kemikleri fazla gelişmemişti. Ama şansı varmış benim gibi bir annesi oldu; ona çok iyi baktım ve hala da bakmaktayım seve seve. Tabii dedesi ve anneannesinin de hakkını yemeyelim. Hatta babam emekli olduğunda tamamıyla baktı da diyebilirim çünkü o sıralar ben üniversitede okuduğum için ve babam da bütün gün evde olduğundan sorumluluk ona kalmıştı.

Oğluşum asil bir kedi olduğundan öyle her istediğinde kucağına alamazsın mıncıklayamazsın sadece o istediğinde böyle şeylere izin verir, ha tabii bir de eğer elinde balık varsa senin için her şeyi yapar :) Canımın içi oğlum kulaklarının duymamasına rağmen hisleri çok kuvvetlidir biz evin kapısına yaklaştığımızda kokumuzu alır ve kapıda bizi bekler eve girince de bize türlü türlü cilveler yapar. Bizimle birçok şey yaşadı ve hala da yaşıyor. Gittiğimiz yaz tatillerine ve yazlığa bizimle hep geldi yanımızda bir fert oldu her zaman. Tabii yaramazlıkları da oldu arada veterineri az aşındırmadık gidip gelip. Üç senedir benimle ve eşimle birlikte yaşıyor canım kedim. Biz şu an Amerika'da yaşıyoruz ve tabii ki kedimiz de yanımızda dedim ya o hep yanımızda oldu on senedir. Amerika'ya gelirken uçakta bizi hiç üzmedi zaten belli bir sebepten dolayı ona da koltuk aldık ve yan koltuğumuzda yolculuk etti. Sadece son uçağa bindiğimizde kalkış sırasında hostesler yanlarına almıştı, hostes anons yaparken bizim keratanın da arka fonda sesi geliyordu ama bakmayın arka fonda dediğime avazı çıktığı kadar böğürüyordu. Hostes gülmemek için kendini zor tutarak kısa bir anons yapabildi. Bütün yolcular bize bakarak kahkahalar atıyordu tabii ki biz de :) Canım kedim yanımıza gelince hemen sesi kesildi ve uslu uslu oturdu, zaten onun derdi sadece bizim yanımızda olmak ve kokumuzu duyması.

Canım kedimi çok seviyorum ve uzun bir yaşam diliyorum Allah'tan onun için. Daha çocuklarımız olacak sonra onlar Fıstık beyimizle oynayacaklar hatta kuyruğunu çekip kulaklarını ısıracaklar dimi :)) Benim uysal oğlum çocuklara hiçbir şey yapmaz zaten hiç kimseye bir şey yapmaz benim oğlum.

Kedi Albümü'ne dön

Kedi Albümü'ne dön