EYLEM KÖKSAL'IN KEDİSİ BONCUK

Kızım boncuk bizi bulduğunda miniminnacıktı. Üşümüştü, açtı, bir deri bir kemikti. Uuuuupuzun tüylerinin arasında gezinen parmaklarınız teker terker sayabilirdi kaburga kemiklerini. Karda kışta zamansız bir yavru... İlk kucağıma aldığımda daha ona dokunmadan fokurdamaya başladı. Hala da öyledir. Ben onu sevmeye başlamadan peşin peşin fokurdar benim tüylü çaydanlığım.

İlk zamanlar oyun oynarken ya da yalanırken veya uyuklarken birden kafasını kaldırır, koşa koşa mama tabağına gider, birkaç parça yer geri gelirdi. İçim sızlardı her seferinde. Mamanın önünden alınacağını sanıyordu galiba. Açlık kazınmıştı hatıralarına. Bir de yalanırken kucağımdan yere düşüşü vardı ki... Gülmekten öldürürdü bizi şaşkın şebelek. Arka ayağını kaldırıp yalanmaya çalışırken pat diye düşer bi de üstüne şaşkın şaşkın bakardı.

Bebekliğinden beri bizim dışımızda kimselere sevdirmedi kendisini. Kedi delisi arkadaşlarım zaman zaman bu duruma çok bozuldular, "senin kedin asortik kızım" diyen bile oldu. Sosyetikliğinden değil aslında, sokakta kimbilir neler yaşadı ki kimselere güvenemiyor benim bitanem.

Artık kocaman abla oldu. 3 yıldır bizimle ama bana tüm ömrüm boyu buradaymış gibi geliyor. Şu anda kafasını bacağıma dayamış uyukluyor. Kucağımda laptop olduğu için üstüme yatamazsa bi biçimde bana yaslanarak uyuklar hep. Bazı kediler kendini annesine bile sevdirmez ya, benimki tam tersine bana yapışık yaşıyor. Yanlış anlaşılmasın, hiiiç şikayetçi değilim. Tek yaptığım evimi ona açmak oldu. O ise tüm sevgisini bana sundu.



Kedim,
pembe patişli kizim,
yalanırken koltuktan düşen şapşalım,
karnımda yatan sıcak su torbam,
zeytin delisi gurmem,
erkek kedileri balkona kadar getiren zillim,
saç tokası canavarim,
sineklere göz açtırmayan avcım,
kocaman gözlüm,
ıslak burunlum,
tilki kuyruklum,
kedim,
kızım,
fokurdayan tüylü çaydanlığım benim...

Umarım ömrün uzun olur. Umarım kötü günlerin bizimle tanışmadan önce yaşadıklarınlarıyla kalır.

Eylem Köksal (yosun)

 

Kedi Albümü'ne dön

Kedi Albümü'ne dön